Dağ ile Sohbet

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Hiç başın ağrır mı, yoruldun mu hiç
Birine küstün mü, darıldın mı hiç
Sevdin mi, öptün mü, sarıldın mı hiç
Hasret nedir, ne değildir, de hele

Neşeyi ne tartar, gamı kim ölçer
Acı söz yarası kaç yılda geçer
Beklemek acıdır ayrılık hançer
Gurbet nedir ne değildir de hele

Ormanın var, pınarın var, taşın var
Dört mevsimde bulut saçlı başın var
Bilmem ama bir uzunca yaşın var
Mühlet nedir, ne değildir de hele

 

Ariflerin Sohbeti Candan Olur

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Ariflerin sohbeti candan olur
Küfür gider Lutf-u imandan olur
Tarikatta taatin temiz kılan
Kendi ümmet, tarıkı dinden olur

Talep ile nefsini bilmeyene
Zira bilmezsen kusur senden olur
Bunca nimetler yenilip içilir
Bilir misin aslını kandan olur

Gelsin gevher alan madenini buldum
Maden benim ol gevher benden olur
Genci buldun ise key faş eyleme
Kavga düşer aleme dandan olur

Arifler sohbeti Muhyeddin Abdal
Bile nur bilmeze zindan olur

 

Erenlerin Sohbeti

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Erenlerin sohbeti
Ele giresi değil
İkrar ile gelenler
Mahrum kalası değil

İkrar gerek bir ere
Göz açıp Didar göre
Sarraf gerek gevhere
Nadan bilesi değil

Bir pınarın başına
Bir testiyi koysalar
Kırk yıl anda durursa
Kendi dolası değil

Ümmi Sinan yol ayan
Oluptur belli beyan
Dervişlik yolu heman
Tac u hırkası değil

 

sesli chat

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Demiryolunda dört delikanlı
Okul çantaları fırlatılmış bir kenara
Ellerde bir kırmızı şarap şişesi
Ekmek arası-
Tavuk döner sonrası
Bir de akşam sigarası-
Yakmışlar.
Sohbet ediyorlar.
Hayallere ve geleceğe dair
Sevgililere ve aşka dair

 

Sali Sohbetleri

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Birazdan telefon çalacak
Birazdan yine sarmaş dolaş olacagiz
Hiç ayri degilmiş gibi
Hiç büyümeyecekmiş gibi
O oyun senin
Bu benim
Hep çocuk kalacagiz

Birazdan bay horoz günaha çagiracak
Birazdan ve biz yine uyanacagiz

 

chat

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

“Yalnızlık zor iş” dedi biri.
“Hiç de çekilmez doğrusu” dedi öteki.
“Kendi nefesiyle başbaşa kalmak” dedi bir diğeri.
Bana kimse sormadı, sesimi çıkarmadım.

“Sevip de sevilmemek zor iş” dedi biri.
“Hiç de çekilmez doğrusu” dedi öteki.
“Boşa yanıp, kül savurmak” dedi bir diğeri.
Bana kimse sormadı, sesimi çıkarmadım.

“Tek başına savaşmak zor iş” dedi biri.
“Hiç de çekilmez doğrusu” dedi öteki.
“Düşmansız, düşman bulmak” dedi bir diğeri.
Bana kimse sormadı, sesimi çıkarmadım.

“Sevmeden sevmeye çalışmak zor iş” dedi biri.
“Hiç de çekilmez doğrusu” dedi öteki.
“Yalandan rol yapmak” dedi bir diğeri.
Bana kimse sormadı, sesimi çıkarmadım.

“Senin gibi olmak zor iş” dedi biri.
“Hiç de çekilmez doğrusu” dedi öteki.
“Bilip de konuşmamak” dedi bir diğeri.
“Susun biraz!” diyecektim, sesimi çıkarmadım.

 

Sohbet

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Bugün de bir dostu toprağa verdim.
Bir sevgilim vardı, yıllardır kayıp.
Çare bulunmadı, bitmedi derdim,
Ayıp bu yaptığın, ey bahtım, ayıp.

Halimi yazarım, dostlarım kınar,
En mutlu anlarım çileye döner.
Yaram yara değil, kanayan pınar,
Ayıp bu yaptığın, ey bahtım, ayıp.

Hala gönlümdedir, yazdığın isim.
Gurbet kuşu yaptın, çıkmadı sesim.
Sen yırtıcı kuşsun, ben de kafesim,
Ayıp bu yaptığın, ey bahtım, ayıp.

Bir türlü bitmedi, sitemin, kastın,
Beni yere attın, üstüme bastın.
Darağacı kurdun, sevdamı astın,
Ayıp bu yaptığın, ey bahtım, ayıp.

Elinden geleni yaparak bana,
Hep böyle kâfir kal, gelme imana.
Sanma ki, eyvallah ederim sana,
Ayıp bu yaptığın, ey bahtım, ayıp.

 

Gül Sohbeti

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Güle sevdalandığım anda
İstediğim gül içmekti
Gül dudaklarından
Saçlarına gül dökmek
Güle gülebilmekti
Güle sevdalandım
Gül kokunu kokladım
Ben sevdamı gülün yapraklarına
Adını gül dudaklarına sakladım
Bu şiir sanadır gülüm
Ben mi uğrunda feda bülbülünüm

 

Kâbe ile Sohbet

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Bilirim o günden beri yaslısın
Sevgilisiz zor geçer günlerin
Kuçaklarsın her gelen mümini
Arar durursun Muhammed’i

Vuslatın kısa sürdü doyamadan
Sen bilirsin nasıl ayrılınır yardan
Sana koşanların var dört bir yandan
Şükür eyle izler taşırsın Nalândan

Çıkarıp da giy desem beyazları!
O günden beri matemlidir kızları
Hasan Hüseyin ve yiğit babaları
Ehli beyt’e hayadan çıkarmam karaları

Halil ile Sevgili inşa eyledi
İsmail’in yerine koçu kurban eyledi
Bağrımdaki putlar yere serildi
Bekler dururum Muhammed’i

Artık gelmese de sevgili!
Her gün ağırlarım birkaç veli
Burada kabuldür, müminin dileği
Yanan gönüllere, sunarım zem zemi

Ben Kâbeyim Allah’ın evi
Birlikte yaşadık asrı saadeti
Bu fermandır. Rabbimin emri
Muhammed’den başka tanımam sevgili

Ankara – 2005

 

Bülbülle Sohbet

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Gülünü yitirmiş yavru bülbülüm
Ya sen anlat, ya halimi sor benim
Sen gülden ayrısın, ben ise yardan
Anlatayım hallerimi gör benim

Öyle bir gönül ki, laftan bilmiyor
Hapsetti kalbimi aftan bilmiyor
Şu yaşlı gözlerim bir gün gülmüyor
Yüreğim de acılarım kor benim

Bir kem talihim var, bir kara bahtım
Ona ulaşmaktır dileğim ahtım
Darmadağın oldu şu gönül tahtım
Yaz ayın da gönül dağım kar benim

Kışın yanıyorum, yazın donuyor
Gönül kuşum daldan dala konuyor
Yaralarım göz göz olmuş kanıyor
Bu gidişle iflah olmam zor benim

 

Mazi İle Sohbet

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Yaslandım geçmişime,
Anılarımla beraberim…
Hatalarım var, sevaplarıma karışık!
Sevaplarım da var ki hatıranla barışık…
Ellerimiz terlerdi ya hani?
Soğuk mu soğuk rüzgarlar
Saçlarımızı yalarken rıhtımın en başında…
İçimizin sıcaklığı deli rüzgarlara inat..
Sanki değmezdi bize rüzgarların esmeleri
Sanki; sakınırdı
Aşkınla titreyen yüreğime dokunmaya;
Yıkılmasın yüreğim, ayrılmasın ellerinden
Ellerim der gibi…
Dalından kopmuş,
Kuru yapraklar gibi salınıyordun ya hani yüreğimin üzerinden
Taa yüreğimin derinliklerine, bir kuğu zerafetinde
Gözlerimiz yabancı gibiydi, ellerimizin sıcaklığına inat…
Yüreklerimiz; çağlayanlar misali kabarık
Okyanusların dev dalgaları gibi heybetli
Fakat;
Bir martının ürkek bakışlarına kardeş
Geleceğe ümitle atıyordu ya hani?
Şimdi yine o yerdeyim..
Sensizliğin yorgunluğu sarmış ruhumu…
Hala daha kokunu hissettiğim yerlerde geziyor yaşlı gözlerim….
Anılarım, düğüm attı boğazıma
Lime lime yırtıyor, sensizlik dolu geleceğimi
Yanında iken bana değmeyen rüzgar,
Şimdi bana düşmanca vuruyor bak…
Gözlerimden akan kor gibi yaşlar
Göğsüme bir hançer gibi saplanıyor bak…
Her damlasında sen varsın hâlâ,
Bir tane düşerken sensizlikle yanan bağrımın üzerine
Yenisi boşalıyor gözpınarıma eskisinin yerine…

 

Sohbet

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Babanız yine âşık çocuklar.
Yüzünün gülüşü ondan
Erken gelişi ondan
Ve bu sefer iş berbat !
Babanız yine âşık çocuklar

Aşksızlığı kaldırın mezara
Şiirin bini bir para gayri
Türkünün bini bir para
Cıvıl cıvıl kuş sesleri balkonda
Evde cıvıl cıvıl çocuk kahkahaları
Derim ki bu sevgide etmeli sebat!
Babanız yine âşık çocuklar.

Babanız yine âşık çocuklar.
Mahzun duruş çoğaldı
Kalpte vuruş çoğaldı
Son resmi de yırtıver, at!
Babanız yine âşık çocuklar.

Duyurmayın ananıza, utanırım
Döğüş-kavga çıkarır, onu iyi tanırım
Sizi asar, beni keser, surat asar, surat!
Azar köftesi gelir sofraya, surat çorbası konur
Bırakın yüzüm gülsün ne olur
Bırakın hızlı çarpsın yüreğim
Bırakın bir daha âşık olayım
Bırakın erken öleyim
Duyurmayın ananıza utanırım
Babanız, yine âşık çocuklar.

 

Sizinle ruh denkliğinde sohbet!

Ξ Mayıs 22nd, 2009 | → 0 Comments | ∇ sohbet siirleri |

Sizin
Nadide satırlarınız
Mesrur olmama vesile oldu

Sizinle
Ruhlar âleminde
Tanıştığımızı bilerek Hemhal olmak

İstememi
Anlayışla karşılamanız
Benim için ne büyük bir kıvançtır

Estetik
Anlayışınız, seçiciliğiniz,
Rikkatliğiniz ve özellikle şefkatinizle

Zatımı
Sizin himmetinize
Meftun olmaya mecbur bırakmıştır

Sizi
Donanım olarak büyüğüm,
Miat bakımından küçüğüm görüyorum

Biliyorsunuz
Yaşlılar daha ziyade olarak
İlgi ve şefkate ihtiyaç zorunluluğu duyarlar

Yarım asırlık
Bir gazel yaprağı denkliğinde
Yaşanmış bir ömür, sizin tevazu ikliminizde neşet ediyor

Mesleğiniz,
Özeliniz ve gizemleriniz muhteremdir
Yoğun bir trafiğin, keşmekeşliğin, yaşandığı İstanbul da

Edebe ve akideye
Verdiğiniz önem, bariz bir şekilde öne çıkıyor
Sizi bilmem ama ben müziğin aheste olanını tercih ederim

Acemaşiran,
Mahur saz semaisi, hüzzam
Olan saz eserleri dinlemeyi özellikle tercih ederim

Arzı mekânın
Manzaralarını temaşa ederken
İçinde bulunduğum anı terk eder ötelerle nefeslenirim

Hayatım boyunca
Her ne hikmetse, bir yöneticilik
Vasfı giydirildi şahsıma onunla iktifa ederek gidiyorum

Telli sazlardan
Taburu, udu, kemanı, kanunu
Nefesli sazlardan, neyi ve bazen de klarneti dinlerim

Ahengi her zemin de ararım
Davranış bozukluğu beni katiyen açmaz
Okumayı, ibret almayı, hüznü yudumlamayı pay ederim

Şu anda sizinle
Hazan mevsiminin asudeliğinde
Yaprakların tevazuuyla ağaç dallarının gökyüzünü kapattığı

Bir güzergâhta
Gezerken ve fakir olan şahsımın
Hal dilindeki perişanlığını dinlerken çok asude buluyorum

Yaşadıklarımı
Beyan etmek adına, vehmi çağıran
Bilinmezleri deşifre etmek amacıyla her hali bilenen olmak dileğimdir

Hakikatin
Defterine kayıt ettiren
Benim sineme iltica eden, vefayı bilen mekânım ve dergâhımdır

Sizi yoruyor ve bıktırıyor
Zehabına kapılmayım öyle değil mi
Arzı mekânda bu denli samimi paylaşımı, her canla yapılmıyor

Zülcelâl ve tekaddes hazretleri,
Sizi gönlünüzün derinliğinde seyredenken
İdealinize kavuştursun özlemi çekilen itminanlık sizleri bulsun

Bu yaşlı fakire
Dua etmeyi lütfen esirgemeyiniz
Lütfediniz şefkat ve himmet ile Rabbi Zülcelâla niyaz eyleyiniz .

 

About

    Günlük Haberler yorumlar Duyurular

    Kameralı sohbet sesli sohbet sesli odalarına hoşgeldiniz.

    kameralı chat sesli görüntülü sohbet ve sesli sohbetin yeni adresi burası artık.
    sitemiz .

     

FlickR

 site ekle Camfrog 18